Blog,  Seyahatlerimiz

Yeniden Tanışalım Mı?

Merhaba!

Gezgin Koçlar olarak sitemizde sizlerle buluşmaya başlayalı tam bir ay oldu bu hafta. Bu süreç içerisinde günümüze kadar çıkmış olduğumuz seyahatlerden bazılarını ve koçluk çalışmalarımızdan edindiğimiz deneyimlerimizi keyif ile paylaştık. Harika geri dönüşler aldık.

Bu kez aslında hikayemizin genel bir anlatısını yapmak istiyoruz ki bizleri yeni tanıyanlar yolculuğumuzun başlangıcını ve bizi biraz daha yakından tanısın.

Bizim yolculuğumuz bir araya geldiğimiz Profesyonel Koçluk Eğitimimiz ile başladı. Biri mühendis biri tarih yüksek lisans öğrencisi olan iki yolcu, eğitimimizde birbirimizi tanıma ve kendi hikayelerimizi birbirimize anlatma fırsatı bulduk. Bu sayede yol arkadaşlığımızın ilk planını Temmuz ayında BarselonaAndorra – Amsterdam rotası ile yaptık.

Temmuz ayı için Barselona muhteşem bir seçimdi.

İlk durağımız olan Barselona ve İbiza’da yaz ayları muhteşem geçmekte.

Burada 3 gün, İbiza’da 1 gün kalarak yazın ve bu ateşli ülkenin tadını çıkarıp Amsterdam’ın soğuğuna bıraktık kendimizi. Enteresan bir seçimdi kabul ediyoruz. Bu rotayı çizmemizde Avrupa’nın en gözde ve en etkileyici iki şehrini birlikte keşfetme isteği ağır basmıştı. Güzergahımızın sonunda hem enteresan deneyimler yaşadık; uçak kaçırmak, Avrupa’nın arka sokaklarında dolaşmak gibi 🙂 hem de bir arada yolda olmanın keyfini aldık.

Avrupa’nın en küçük ülkelerinden olan Andorra’da bu rotamızda duraklarımızdan biriydi.

Ardından planlarımızın arasında olmamasına rağmen iş nedeniyle ortaya çıkan ve aslında hayatımızın en güzel fırsatlarından biri olan Amerika seyahati ortaya çıktı. Aslında gideceğimiz bölgeyi Prison Break dışında bizde pek duymamıştık. Amerika’nın Batı eyaletlerinden olan Salt Lake City’nin Ogden şehrine düştü yolumuz. Burada nasıl bir yaşam olduğunu ve Mormon geleneklerinin yaşamı nasıl etkilediğini önceki yazılarımızda ele almıştık. Bulunduğumuz süre boyunca güzel tecrübeler edindik. Özgürlükler ülkesi içerisinde dini inanışların yaşamı etkileyiş tarzını gözlemleme imkanımız oldu.

Ogden’da en çok geçtiğimiz sokak. Karşısında yükselen otel ise şehrin en eski ve hala en pahalı oteli.

Ardından buradan başlayan bir Batı Amerika turu yapmaya karar verdik. Yaklaşık 10 gün sürecek olan bu turumuzda Batı bölgesinin en çok adını duyduğumuz yerlerine gitmekti hedefimiz.

3000 bin millik Batı Amerika rotamızın ilk günü.

Salt Lake City’den başlayan ve ikinci durağı Las Vegas olan turumuzda muhteşem bir şehir ile karşılaştık. Çölün ortasına kurulan bu günahlar şehri showların sarıp sarmaladığı inanılmaz hayallerimizin ötesindeydi. San Diego, Meksika, Los Angeles ve San Francisco ile devam eden yolculuğumuz hayallerimizin ötesindeydi.

Bu rotamız ile ilgili genel fikirlerimizi yazdığımız 3000 Millik Batı Amerika turumuzun şehir şehir detaylarını da ileriki günlerde yazıyor olacağız. Lakin yeni yıla denk gelen bu seyahat bizim unutulmazlarımız arasına girdi çoktan!

Beverly Hills

Sonrasında Türkiye’ye döndüğümüzde Şubat ayında bir Bozcaada seyahati yapmaya karar verdik. Mevsimi olmamasına rağmen adada harika bir iki gün geçirdik. Tabi bu güzergah üzerinde girebildiğimiz her şehre girip bir havasını soluduk.

Bu süreçte gezdiğimiz her bir yeri yazmamız mümkün olmasa da genel itibariyle yolumuzun düştüğü her şehrin yakınlarda dolaşmak en büyük keyiflerimizden biri oldu ve böylece yaz aylarında bir Karadeniz, Gürcistan, Ermenistan rotası planladık. Kocaeli’den başlayan ve Ermenistan’a uzanan bu rota içerisinde Safranbolu, Amasra, Sinop, Samsun, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin gibi şehirlerin yanı sıra Amasya, Bayburt, Gümüşhane, Kastamonu, Zonguldak gibi şehirlere de uğradık.

Safranbolu

Yolumuz dümdüz iken dağ yollarına sapıp birkaç şehir ve bölge daha görmeye çalıştık. Otobanlar yerine geçitleri kullanmayı seçtik. KOP Geçiti’ni -ki son dönemde dünyanın en tehlikeli yolları arasında gösteriliyor- geçtik. Ardından otobüsle Gürcistan’da bulduk kendimizi. Ardından da enteresan bir yolculuk deneyimi ile Ermenistan’a geçtik. Ermenistan ile ilgili deneyimlerimize buradan ulaşabileceğiniz gibi dönüşte gerçekleştirdiğimiz 17 saatlik tren yolculuğumuzun detaylarını da önümüzdeki günlerde yazıyor olacağız 🙂

Ermenistan

Bir sonraki rotamız ise Balkanlardı!

Tarihin bu kimi zaman zengin kimi zaman yaslı şehirleri bizim için büyük anlamlara sahip oluverdi. Arnavutluk’tan başlayan hikayemiz: Karadağ, Bosna Hersek, Kosova ve Makedonya’nın içerisinde bulunduğu efsane bir rota planladık. Bizim için unutulmaz anılara sahip olacak bu rotada hayatımızı birlikte yaşama kararını da aldık 🙂 Gezgin Koçlar’ın ciddi anlamda konuşulduğu asıl rota da burası oldu.

Bu güzel ülkelerin dönüşünde kendimizi yeniden Amerika’da bulduk. Yellowstone, Denver, Seattle gibi şehirleri gezme fırsatını da yakaladık. Amerika’nın en gözde şehirlerinden olan Seattle gerçek anlamda büyüleyiciydi.

Şimdi yazarken düşünüyoruz da hayalini kurduğumuz bir çok şeyi bir yıl içinde gerçekleştirmek için çok şey yaptık, yapmaya da devam ediyoruz.

Amerika dönüşümüzde Ukrayna biletimizi çoktan almıştık. Bu eski Sovyet ülkesi henüz iç savaşın izlerini silememiş olmasına rağmen enteresan atmosferi ile karşıladı bizleri.

Şimdi biraz da Türkiye’de dolaşalım dediğimiz anda aklımıza düşen, Konya ve Batman’dan oluşan seyahat planlarımızı ikişer hafta arayla gerçekleştirdik. Hasankeyf henüz sular altında kalmadan Batman’a yolunuzu düşürmek isterseniz izlenimlerimize buradan ulaşabilirsiniz 🙂

Hasankeyf

İkinci yeni yılımızı birlikte karşılarken bu kez Kapadokya’da olmaya karar verdik. Yılın en yağışlı günlerinde düştük yola. Kar kış içerisinde minik kazamız ile birlikte bembeyaz bir yıl karşıladık.

Şimdi ise yeni planlar yolda 🙂 Atina’dan başlayan ve Roma’da son bulacak olan bir Avrupa seyahat planı için Mart ayında yollarda olacağız.

Ayrıca Mayıs ayında Kopenhag ve Stockholm planlarımızı da çoktan hazırladık.

Tüm bu planları yaparken hakkımızda yazımızda bahsettiğimiz gibi hayat içerisindeki tüm rollerimizi de üstlenmeye devam ettik. Çalışan, öğrenci, evlat, arkadaş gibi tüm sorumluluklarımız da bizimle birlikteydi. Paramızı ayarlamak için gecelerce planlar yaptık örneğin, izinlerimizi alabilmek için fazladan çalıştık. Evimize bir gezi kutusu koyduk artık her daim masamızda o. Nereye gitsek çekilişleri yaptık geceler boyu 🙂 Kendimize yeni oyunlar yarattık. En önemlisi tüm bunları artık paylaşmak istediğimizi fark ettik. Birer gezi rehberi olmak yerine deneyimlerimizi anlatmayı hayal ettik.

Bu sürelerde kimi zaman çaresiz hissettiğimiz kimi zaman mutluluktan uçtuğumuz zamanlar oldu. Bununla birlikte en büyük kaynaklarımızdan biri Koçluk bakış açımızdı.

Tüm zaman yönetimlerini, insan ilişkilerini, planlamaları gerçekleştirirken bu bakış açısı sayesinde bir senede hayal ettiğimiz her şeyi gerçekleştirdik. Şimdi önümüzde yeni bir yıl ve daha çok plan var. Bu kez bizimle birlikte büyüyen bir de Gezgin Koçlar var 🙂 Önümüzdeki günlerde burada seyahat deneyimlerimiz ile birlikte Koçluk çalışmalarımız, yeni fikirler, eğitim, atölye ve mentörlük çalışmalarına dair haberler de buluyor olacaksınız.

Bu yeni yılda ve yolda sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Yolculuklarınız her daim devam etsin!

Sevgi ile!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.