Avrupa'da Gezdiğimiz Yerler,  Seyahatlerimiz

Yazı Özleyenler İçin: İbiza Hatırası

Merhabalar yazı özleyenler,

Sanıyoruz ki sizler de bizim gibi soğuklardan bunalıp yazın o sıcak ve renkli günlerini özlediniz. Biz de geçtiğimiz gün soğuktan kendimizi eve zor atmışken geçtiğimiz sene gerçekleştirdiğimiz ve Barselona ile Andorra kısımlarını size anlattığımız seyahatimizi andık. Ve dedik ki o halde bir İbiza yazısı yazalım.

Baştan söylememiz gerekir ki bu gerçekleştirmiş olduğumuz ilk seyahatimiz olduğu ve o zamanlar bunları yazmak gibi bir düşüncemiz olmadığı için detay detay bir seyahat rehberi özelliği olamayacak bu yazı. Yalnızca geçirebildiğimiz 1 gün ve 2 gecemizin hikayesinden bahsediyor olacağız 🙂

Barselona’yı anlatırken bahsettiğimiz gibi bu ilk rotamızdı. Bu sebeple Avrupa’nın ismi en çok anılan iki şehri olan Barselona ve Amsterdam’ı görmeyi istedik. Bununla beraber her daim bizi kendine çeken İbiza’ya gitmeden yapamayacağımızı düşündük ve 1 tam günümüzü orada geçirebileceğimiz bir plan hazırladık. Barselona’dan gece 00.00 kalkan uçağımız yaklaşık 45 dakikalık bir uçuşla bizi bu büyülü adaya indirmiş olacaktı. Burada bir parantez açalım, biz bu uçuşu Ryanair ile gerçekleştirdik. Toplamda İbiza’ya gidiş ve Barselona’ya dönüşümüz 35 Euro tuttu. Tabi bu havayolunu kullanımı için 2 sene önce inanılmaz iyi bir fiyattı. Biz merak edip şu an hemen hemen aynı tarihlerdeki fiyatlara baktığımızda Cuma gecesi gidiş ve Pazar dönüş fiyatı 80 Euro civarı tutmakta. Burada belki feribot ile ulaşım yada hafta içi tarihleri düşünmek daha ekonomik olacaktır.

Gelelim seyahatimize, uçağımızın popülasyonunu düşündüğümüzde bile aslında nasıl bir yere gittiğimizi tahmin ettiğimizi hatırladık. Uçağımız herkesin güldüğü, şakalaştığı, gençler kadar yaşı olan insanların da canlı ve mutlu olduğu cıvıl cıvıl bir ortamdı. Kalkıştan inişe kadar herkes mutlu ve heyecan doluydu. Renkli simalar göze çarpıyordu. Yolculuk 1 saat olarak belirtilmesine rağmen 45 dakika sonra inmiştik. Bizi kesinlikle beklediğimizden çok daha büyük ve gelişmiş bir ada karşıladı. İbiza İspanya’nın yönetiminde olsa da özerk bir yönetime sahipmiş ve üç önemli merkezi bulunmaktaymış. Ayrıca uzun yıllar boyunca Müslümanların yönetiminde kalan adanın Katalanca olmayan ismi İbiza da Arapçadan gelmekteymiş. Bu nedenle İspanya’da İbiza söylemi yaygın olsa da Katalanların pek kullanmadıkları bir isim. Biz ilk gezimizin heyecanı ile çok araştırma yapmamışız sanırız çünkü bu oldukça büyük adada eğer kiralık bir aracınız yoksa gezinizi taksi yada otobüslerle gerçekleştirebiliyorsunuz fakat gece yarısı otobüs yolculuğu yapmak çok da kolay değil. Bu nedenle biz otele kadar taksi ile gitmeyi tercih ettik. Ortalama bir fiyat tutsa da bugün başka ulaşım yolları araştırırdık. Kiralik aracın oldukça yaygın olma sebebi adanın yollarının güzel yerleşim alanlarının ise adanın her yerine yayılmış olmasına bağlıyoruz. Bu nedenle taksi bulmanız da çok kolay. Gece İbiza oldukça renkli ve büyülü bir ada. Bunu yalnızca gece hayatının çeşitliliği için değil kendi dokusu için söylememiz mümkün. Biz otelimizin balkonundan şehri izlerken ve insanları seyrederken çok keyif almıştık örneğin.

Ada, içerisinde barındırdığı tüm eğlenceyi hazmetmiş durumda yani hayatın bir parçası burada. Bu sebeple burada bizim karşımıza çıkan herkes çok mutlu ve eğlenceli insanlardı.

Sabah geç olmayan bir saatte kalkarak gideceğimiz yerlerle ilgili biraz yardım aldık. Ve bize biraz uzak olan bir plaja gitmeye karar verdik. Burada plajlar genellikle koylardan oluşmakta. Bu sebeple merkezlerden plajlara otobüs ile seyahat etmek gerekiyor. Bu yolculuk yaklaşık bir saat sürmekte ama paha biçilemez. Çünkü adanın keşfedilemeyecek bir sürü yerini oldukça ucuza görmüş oluyorsunuz 🙂

Evlerin tasarımları, bahçeler, insanların giyimlerinden tutun da adada yaşayan hayvanların rahatlığına kadar her şey tatlı ve egzotik. Bu yolculuk boyunca biz çok keyif aldığımızı ve ağzımızda bu adaya yeniden gelmeli tadı bıraktığını çok net hatırlıyoruz.

Plaja geldiğimizde bizi muhteşem güzellikte bir koy karşılamıştı. Burada her keseye göre konaklama ve eğlence yerleri bulmanız mümkün. Plajlarda dahi yüksek ücretler ödeyip geçebileceğiniz localı kısımlar olduğu gibi bedava oturabileceğiniz alanlar mevcut. Turkuaz deniz, yelkenliler, koyu çepeçevre saran doğa ve her an alabileceğiniz buz gibi Corona’lar ile İbiza plajları inanılmaz keyifli yerler.

İbiza plajlarından bizim seçtiğimiz, küçük bir koy içerisinde yer alıyordu. Burası ise koyun kendini saklayarak bizi karşıladığı alan.

Burada sık sık tekne partileri için sizi davet eden görevliler geleceklerdir. Fiyatları sundukları çeşitli aktivitelere göre 30 ile 100 Euro’ya kadar değiştmekteydi. Tüm günü kapsayan mavi tur, sınırsız alkol ve dans partileri saydıkları seçenekler arasında. Yine bir çok satıcının tüm güler yüzleri ile size doğru yaklaşır. Ellerinde renk renk kumaşlar, bileklikler, gözlük çeşitleri ve daha aklınıza gelebilecek birçok otantik ürün bulmanız mümkündür. Biz burada tüm günü geçirmeyi görür görmez kafamıza koymuştuk. İnanılmaz renkli ve eğlenceli olmasının yanı sıra dinlendirici bir özelliği olan buradan akşama doğru yine geldiğimiz otobüslerle dönerken bize asla yetmemişti 🙂

Akşamında adaya uygun şekilde en sevdiğimiz renklerle hazırlanırken bu adanın tüm enerjisi artık bizimleydi. Sokaklarında neşe ile kaybolurken sahile doğru attık kendimizi. Burada çok ünlü clublarla birlikte kendine has özellikleri olan birçok mekan bulmanız mümkün. Burada şunu düşünmenizi tavsiye ederiz: İbiza’daki hatıranızın ne olmasını isterdiniz?

Çok ünlü bir clubta geceyi geçirmek mi

Adanın sahilinde ve küçük mekanlarında keşfe çıkmak mı

Yoksa

Ünlü konserlere ve partilere katılmak mı?

Buna karar verdiğinizde zaten gidilecek tarihleri ve bütçenizi de ayarlamış olacaksınızdır. Biz sahilinde harika bir yürüyüş yapıp güneşi kumsalda batırmayı tercih ettik. Burada renk geçişleri birçok sanata ilham verir ki zaten adanın her bir yanı duvar resimleri ile süslü.

Alışveriş sevenler içinse birçok özel dükkan bulmak mümkün. Sahilinde yer alan egzotik mekanlarda harika Sangria’lar içebilirsiniz. Biz de gönlümüzce müzik dinleyip bu nefis içeceğin tadını çıkardık.

Yine gece sokaklarda tanımadığınız diğer tüm insanlarla gülüp selamlaşarak kaldığınız yere gitmeniz mümkün.

İbiza sahilinin panoramik görüntüsü.

Burada bir gün geçirmek kesinlikle bize yetmedi. Eminiz ki gezip görülecek ve yaşanacak çok güzel şeyler vardı. Bu sebeple İbiza bizim yeniden gidileceklerimiz arasında yerini aldı 🙂 Tabi dünya turumuzu bir kez tamamladıktan sonra. Avrupa’nın eğlence denildiğinde akla ilk gelen isimlerinden olan bu güzel ada birçok çılgın partiye, konsere ve etkinliğe ev sahipliği yapmakta. Eğer yaz aylarında gitme planınız varsa yada bu yazıdan sonra acaba nasıl olur diye düşünürseniz tavsiyemiz hemen şöyle bir ada ajandasına bakmanız. Yeniden hatırlatmakta fayda var burada her bütçeye uygun kalacak yer, mekan ve seyahat planı yapmanız mümkün. Yeter ki bu eğlencenin havasını solumak isteyin 🙂

Yolu İbiza’ya düşecek olan herkese çılgın eğlenceler dileriz 🙂

Yeniden görüşene dek havanı asla kaybetme İbiza!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.