Balkan Gezimiz,  Seyahatlerimiz

İki Duygu Arasında Bir Şehir: Podgorica

 

Seyahat planlarınız için Balkanları düşünüyorsanız elbette Karadağ’ın güzel sahil şehirlerini duymuşsunuzdur. Bolca tavsiye edilen bu şehirler arasında Podgorica’nın ismi iki farklı duygu arasında anılır. Bir kesim Kotor ve Budva dururken Podgorica’ya gitmenin zaman kaybı olacağını ifade ederken diğer bir kısım şehrin dokusunu ve insanlarını över ve şehrin güzelliklerini anlatır. Biz Balkanlar seyahatimizde Podgorica’ya bir gece ayırma kararı almıştık, pişman olmadık.

Biraz şehrin tarihinden bahsetmek gerekirse eski dönemlerden beri popüler bir yerleşim alanı olan bu şehir eski zamanlarda Birziminijum ve Alata diye anılırken sonrasında ve Osmanlı’nın bölgeye hakim olduğu dönemlerde Ribnica ismi ile anılmış. 1946 ve 1992 yılları arasında Yugoslavya’nın hakimiyetinde olan şehre ise Titograd ismi verilmiş. 1992 itibariyle ise hepimizin bildiği Podgorica ismi kullanılmaya başlamış.
Günümüzde Karadağ’ın hem başkenti hem de en büyük şehri durumundadır. Yaklaşık nüfusu ise 185.000 olarak tahmin edilse de günden güne nüfus artışı yaşandığından söz edilmektedir. Şehir modern binalar, yeşil alanlar ve parklar ile kaplıdır. Bizim şehri gezmek için kısıtlı vaktimiz olmasına ve bu vaktin çoğunun gece saatleri içerisinde olmasına rağmen gezdiğimiz sokaklarda modern yerleşimin gözle görülür hakimiyetine şahit olduk. Bununla birlikte ana merkez kabul edilen ve birkaç yürüyüş yolu ile sarılı olan meydandan bu sokaklara girdiğinizde küçük ve şirin yapıları, trafiğe kapalı sokakları ve tatlı bir eğlence bölgesini görmeniz mümkündür.
Şehre ulaşım için direkt uçuşların olduğu doğrudur. Şehir merkezine 9 km uzaklıktaki havaalanından uçuşlarınızı sağlayabilirsiniz. Hatta yakın zamanda THY’nin 8 Aralık 2016 – 31 Mart 2017 tarihleri arasında 119 $’dan başlayan fiyatlarla direkt uçuşlar yaptığına dair bir reklam kampanyası görmüştüm. Biz ise Arnavutluk – Tiran’a Pegasus Havayolları ile uçup, araba kiralayarak Podgorica’ya geçmiştik. Tüm bir Balkanlar turu yaptığımız için araba kiralamanın mantıklı olacağını düşünmüştük, öyle de oldu.
Şehir ulaşım anlamında rahat olduğu kadar kalacak yer anlamında da güzel seçeneklere sahip. Biz Rooms Centar’da konaklamıştık ve oldukça memnun kaldık. Temiz, modern döşenmiş ve en önemlisi ana meydana 150 metre uzaklıkta bulunmakta. Binadan çıktığınızda 5 dakika içinde alışveriş yapabileceğiniz sokaklarda, meydanda ve gece hayatının bulunduğu bölgede olabiliyorsunuz. Detaylı gezebilecekler için ise Eski Kent Bölgesine 300 metre uzaklıkta. Bu odalardan birini bugünkü kur ile yaklaşık olarak 27 Euro’ya tutabilirsiniz.
Vizesiz gidebileceğiniz bu güzel ülke ve şehirde birkaç gün geçirmek sizin için tatmin edici olmayabilir fakat bizce bir günü ayırıp gezmek, modern bir Balkan ülkesi görmek adına güzel olabilir. Ayrıca oldukça renkli olan gece hayatında vakit geçirebilir ve enfes kokteylleri oldukça ucuz fiyatlara içebilirsiniz. Her ruh haline ve bütçeye uygun mekanlar birkaç sokak içerisinde bir arada bulunduğundan bir gece içerisinde tatlı bir baraton yapmanız mümkün.

Biz birçok farklı deneme yapsak da Angel Kiss isimli kokteylle ba-yıl-dık! Yolunuz düşerse güzel müzikler ve sıcakkanlı insanlar ile birlikte bu tatlı mı tatlı içkiyi yudumlamanızı tavsiye ederiz. Biz yaz aylarında gitsek de yağmurlu bir gecede sokaklarında yürümenin çok keyifli olduğu bu şehri gidilen küçük ve tatlı şehirler arasına eklemiş oluyoruz.


“Yelken açacağın ülkenin sana tasvir edilmesini isteme” demiş Ralph Waldo Emerson.
İşte bu sebepten her şehrin ayrı bir hikayesi olacağını ve bu hikayenin tek kahramanının siz olacağınızı unutmayın. Her gün yeni bir hikayeye ulaşmak dileğiyle..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.