Seyahatlerimiz,  Türkiye'de Gezdiğimiz Yerler

GİTTİN Mİ HİÇ DİGOR’A ?

http://https://youtu.be/KuMt9w6YQZY

Merhaba!

Kars yazımızın ilk kısmında genel bilgilerden ve her yönüyle bizi büyüleyen Ani Harabeleri’nden bahsetmiştik. Araya bir sürü yol girdi ve peşpeşe gerçekleşen bilet kampanyaları ile yeniden onu anlatma zamanının geldiğine karar verdik. Çıldır Gölü ve yapılacaklara geçmeden de Digor yolculuğumuzdan biraz bahsedelim istedik. Son zamanların sevilen dizi Çukur’da geçen bir sahne ile epeyce bahsedilen bu sınır ilçesinin bizim için yeri bambaşka.

Kars’a gitmeye karar verdiğimizde aklımızda gidilecek yerlerin başında Digor vardı. Hikayesi bundan 70 yıl öncesine dayanıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni kurulduğu yıllarda genç bir tapu müdürü olan dedemizin ataması yapılır ve Digor’a giderler. Bu sınır köyünde 3 yıl yaşayıp birçok güzel anı biriktirirler ve ardından başka bir tayin bölgesine doğru yola çıkarlar.

Ermeni sınırına karşıdan bakmak, yıllarca orada yaşamak ve hala orada bir bağının olması mirası, bizi Ani’den sonra arabaya atlayarak oraya doğru götürdü.

Hava kararırken girdik Digor sınırından içeri. Yaklaşık 40 dakikalık bir yolculuktan sonra Digor tabelasını gördüğümüz anda sanki dünyada burayı ilk kez keşfeden bizmişiz gibi sevinç çığlıkları attık. Amacımız burada bir yerler keşfetmek yada nereyi görsek değildi buraya gelirken. Sokaklarında dolaşmak, girebildiğimiz her sokağına girmek, karşı sınıra bakmak, buranın geçmiş yüzyıldan kalan havasını ciğerlerimize çekebilmekti.

Öyle de oldu.



Sokaklarında gezerken buranın yıllar içerisinde ne kadar değişmiş olabileceğini ve neler yaşandığını düşünüp durduk. Karşıya baktığımızda gördüğümüz yalnızca dağ taş değil, kocaman bir maziydi. Küçücük bir ilçe olan Digor’a geldiğinizde siz de bir nefes alarak o koca maziyi ciğerlerinizde hissedebilirsiniz.

Öğrenebildiğimiz kadarıyla ilçenin bilinen tarihi 1800’lü yıllara dayanmakta. İşgalden kurtuluş yılı ise 22 Ekim 1920 olarak belirtilmekte.

Digor ayrıca bundan iki yıl önce çıkan haberlerle de gündeme gelmişti. Burada bulunan Beş Kiliselerden günümüze kalan son eserlerden Aziz Sarkis Kilisesi bakımsızlık nedeniyle kaybolmaya yüz tutmuş durumda ne yazık ki.

Beş Kilise ( Khtzkonk Manastırı) ve Tekor Kilisesi ile ilgili birkaç daha farklı detaya da buradan ulaşabilirsiniz:

http://www.digor.gov.tr/tarih

Gelelim bizim Digor’dan aldıklarımıza;

İzini sürdüğümüz, özlediğimiz insanların ayak iziydi. Onların peşinden karlarla kaplı buralara ayak basmak yeterliydi bizim için.

Özlenenlerin ayak izleri peşinden Digor …

İstediğimizden fazlasıyla ayrıldık Digor’dan.

Şimdi gönül rahatlığıyla sorup cevaplıyoruz arada sırada:

“Gittin mi sen hiç Digor’a?”

“Gittim!”

Sevgi ile.

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.