Amerika'da Gezdiğimiz Yerler,  Seyahatlerimiz

Bir Amerikan Rüyası: Seattle

“Macera dolu Amerika” şarkısıyla büyüyen bizim nesil için Amerika’ya seyahat ediyor olmak oldukça heyecan verici bir durumdur. Fırsatlar ülkesine çalışmaya, okumaya, gezmeye giden herkes kendisinden büyük övgülerle bahseder durur. Bununla birlikte orada yaşamaya gelince durum biraz değişir; sevimsizleşir. Amerika zaman zaman sıkıcı, tatsız ve keyifsiz bir ülke haline gelir.

Seattle ise bu tatsızlığın içerisinde bir rüya gibidir. Amerika’nın kuzeyinde yer alan bu şehir; bu ülkeden beklenilmeyecek ölçüde estetik ve enerji doludur. Biz ilk birlikte Seattle seyahatimizi geçtiğimiz yıl Ağustos ayında gerçekleştirmiştik. Utah’tan 13 saat süren bir araba yolculuğuydu. Biz çokça yorulmamıza rağmen çok eğlenerek geçirdik bu 13 saati; dakikaları bırakın saatlerce tek bir şey göremediğimiz çöllerden geçerek, farklı farklı tabelalara gülerek, kimi zaman ansızın arkamızda beliren polis arabalarından biraz çekinerek – yolda bir anda arkanızda ışıkları yanarak ortaya çıkar ve kaybolurlar, durdurmak isterlerse problemimiz var demektir – bolca kahve içerek ve hayat ile ilgili derin sohbetler ederek ulaştığımız Seattle bizi muhteşem gün batımı ile karşılamıştı. Şehir dışında olan otelimize yerleştikten sonra keşfe çıkmak oldukça heyecanlıydı.

Seyahat severler için burada birkaç ayrıntı vermekte fayda var. Seattle güzel olduğu kadar Amerika’nın en pahalı şehirlerinden biri. Bu yüzden şehir merkezinde bir otelde kalmak çok çok yüksek maliyetler anlamına geliyor. Burada uygun fiyatlarla kalmak isterseniz şehrin biraz dışında yer alan klasik Amerikan otel zincirlerini tercih edebilirsiniz. Bunlar hem uygun fiyatlı hem de kullanışlı olacaklardır. Fakat dipnot bu oteller de dahil Seattle’ın hiçbir yerinde sigara içilebilen bir oda bulmanız mümkün olamaz çünkü şehrin genel kurallarında kapalı yerlerde sigara vb. içmek kesinlikle yasak.

Gelelim gün batımına, şehir denize kapıları açık olan oldukça güzel bir deniz şehridir. Kıyıya yaklaştıkça okyanus kokusunu içinize kadar çekebileceğiniz ve neresinden bakarsanız bakın o güzel dönme dolapla sizi karşılayacak olan harika bir sahil şeridine sahiptir. Burada günü batırırken yüksek enerji duyabilir, bu ülkede böyle bir şehir bulduğunuza inanamayabilirsiniz.

Gelelim şehir hayatına; Seattle büyük bir iş merkezi olma özelliği taşır. Boeing gibi firmaların merkezleri buradadır ve bu nedenle güzel olduğu kadar ciddi bir şehirdir. Herkes dakik ve disiplinlidir. Bir toplantı 8.00’ de başlıyor ve 10.00’ da bitmesi planlanıyorsa, 8.00’de başlar ve tam 10.00’da biter. İnsanlar yüksek gelir sahibidirler ve yaşam standartları da bu oranda yüksektir bununla birlikte ifade ettiğimiz gibi bir gezgin için burası oldukça maliyetli bir şehirdir. Tabi bu yüksek standartların yanı başında Seattle bizim Amerika’da görmüş olduğumuz en büyük evsiz nüfusuna sahip şehirlerin başında gelmektedir. Sokaklarda her yerde, sahili gözleyen en güzel parklarda evsizler kendilerine bir dünya kurmuşlardır. Çok eğlenirler, çok yerleşiktirler ve çok iyi birer gözlemcidirler. Bu şehre neden geldiğinizi, ne aradığınızı ve size nasıl yaklaşacaklarını iyi bilirler. Yalnızsanız dikkatli olmakta fayda var. İyi bir gözlemciyseniz ve yalnız değilseniz sohbet edebilir, dünyanın bir diğer ucunda bambaşka hikayelerle eğlenebilirsiniz.

Günlük hayat bu iki profil arasında gider gelir fakat değişmeyen tek şey şehrin canlılığıdır. Seattle asla uyumayan bir şehirdir.

Peki bizler onu başka nereden duymuş olabiliriz diye düşünüyorsanız bu güzel şehir Starbucks’ın doğduğu yerdir. Buradan dünyaya açılan bu lezzetli markanın ilk açılmış olan dükkan ve mağazasını ziyaret edebilir, lezzetli bir kahve içebilirsiniz.

Seattle’daki ilk Starbucks mağazası
Burası Starbucks’ın ilk kahve üretimini yaptığı mağazası. Küçük bir kahve dükkanı olarak başlayar ve dünyaya açılır.

Biz hem arabayla hem de yürüyerek şehrin tüm sokaklarına girmiştik. En ucuz sokak yemeklerinden de tattık pahalı bir restoranda deniz anası, deniz ürünleri ve lezzetli bir şarapta. Hepsinin ambiyansı ve ruhu farklı, hepsi birbiri ile birlikte güzel.

Bunların yanı sıra Seattle güzel bir sanat şehridir. Galeriler, tasarım merkezleri ve bolca özel tasarım galerileri sizleri beklemektedir. En güzel ve görülesi yerlerinden biri ise: Chihuly Garden and Glass sanat galerisidir. Burası Pazartesi’den Perşembe’ye 8.30 – 20.30, Cuma’dan Pazar’a 8.30 – 21.30 saatleri arasında açıktır. 4 yaş ve altına ücretsiz olup bilet fiyatları 18 ve 29 dolar arasında değişmektedir. Bu bilgilerin dışında burası renklerin dünyasıdır. Estetiğin renkli dünyasına giriş yapıp burada saatlerce ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. Merak edenler, seyahat edecekler ve bilet almak isteyenler için: http://www.chihulygardenandglass.com/

Fotoğraf:  https://tr.pinterest.com/pin/260857003387539907/

 

Müze gezmeyi sevenler ve uçmaya tutkun olanlar için enfes bir Uçak Müzesi’ne sahiptir. Şehir merkezine 12 – 13 km uzaklıkta olan bu müze Boeing’in ilk fabrikasını ve ilk 747’yi içinde barındırır. Müze içinde uçuş similatörleri, drone uçurma atölyeleri, çocuklar için atölyeler, 3D film gösterileri ve daha birçok harika etkinlik mevcuttur. Özellikle çocuklar ve uçak tutkunları için görülmeye değer bir müzedir. Etkinlik takvimi de oldukça geniş ve ilgi çekicidir. Buraya çok rahat 3 – 4 saatinizi ayırabilir ve keyif alabilirsiniz. Merak edenler, seyahat edecekler ve bilet almak isteyenler için: https://tickets.museumofflight.org/Info.aspx?EventID=9

Alıntı: https://joelrogers.photoshelter.com/image/I0000qAOARnKvuGQ

 

Kesinlikle feribot turlarına katılabilirsiniz, katılmalısınız. Enfes bir deneyim olacaktır.

Pike Public Market, büyük bir alışveriş mekanıdır. Deniz mahsullerinin binlerce çeşidi, restoranlar, kahve dükkanları ve daha birçok dükkanı bir arada bulabileceğiniz bir mekandır. Şehrin merkezinde yer alır ve içerisinde gezmesi, sokak yemeklerini gün batımında keşfetmesi oldukça keyiflidir.

Şehri en yüksekten izlemek isteyenler içinse; SKY View Observatory tavsiye edilebilir. http://skyviewobservatory.com/

Şehirdeki genel kuralları merak edenler için burada genel Amerika kuralları mevcuttur; hız sınırını aşmak, alkollü araç kullanmak, kapalı yerde sigara içmek başınızı belaya sokar. Amerika’nın birkaç eyaletinde olduğu gibi burada Marijuana satılması devletin onay verdiği dükkanlarda serbesttir bununla birlikte sigara içilmeyen alanlarda, okul hastane gibi kamu binalarının çevresinde içmek yasaktır. Yani satar fakat içecek yerleri oldukça daraltır. Aynı zamanda tıpkı alkol gibi içerek araba kullanmanız kesinlikle yasaktır.

Bir de geçmişine dönersek Seattle dünyanın en acımasız seri katillerinden biri olan Gary Ridgway – Green River katilinin de anısını içinde barındırır. Bu acımasız katil 10 yıl içerisinde 71 kadını öldürmüş ve Green River’a bırakmıştır. Halen kadınların cansız bedenlerinin bulunduğu ve çıkarıldığı yerler orada yaşayanlar tarafından bilinir ve konuklara bir anıt mezar gibi ziyaret ettirilir.

İçerisinde birçok zıtlığı ve anıyı barındıran bu şehri biz çok seviyoruz. Aramızda oluşan bağdan dolayı da Amerika’ya her gittiğimizde ziyaret etmek istiyoruz. Orada şehrin sokaklarından defalarca kez geçmek, insanları gözlemlemek, nefis deniz ürünlerinin tadına bakmak, durup bir kahve içmek, evsizlerle sohbet etmek, günü sokakta batırıp gece yarısına kadar şehri seyretmek rutinimiz haline geldi. İyi ki de öyle oldu. Listemizde her daim yeniden ve yeniden birkaç gün gidilecek şehir olarak yer aldı Seattle.

Yeniden sokaklarında hiç durmadan konuşmak dileğiyle..

Sevgi ile kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.