Seyahatlerimiz,  Türkiye'de Gezdiğimiz Yerler

Görmeden Adına Şiirler Yazılan Şehir: Kars

Anla ki her durakta
Yok sınırları aşkın
O iyi yüzlü Tanrı
Beklesin dursun bizi
Kurduğumuz rahat tuzakta

Nasıl olsa yine bir gün
Döneriz bu yollardan geri
Senin bir elinde bir mendil
Öbüründe kuş sesleri.

Cemal Süreya
 
İnsanın bu yazıya başlarken canım Kars diye başlık atası geliyor. Sadece bu sebepten bile öyle haklı ki Cemal Süreya. Geçtiğimiz hafta sonu yaşadığımız deneyimlerden sonra yeniden ve yeniden gidilecek şehirler arasında kendine kocaman bir yer açtı beyaz ve güzel Kars.

Gelelim bu seyahate karar verişimize: uzun zamandır malum oldukça popüler olan Doğu Ekspresi deneyimini yıllar önce yaşamış bir seyahat arkadaşına sahibiz Gezgin Koçlar olarak. Bundan 6 yıl önce Van depremi gerçekleştiğinde oraya yardım götürmek için bu eksprese atlanıldığında henüz o kadar sesi duyulmamıştı. Belki başka bir yazımızda tamamen bu anıdan bahsediyor oluruz bununla birlikte tüm bunları aramızda konuşurken yeniden orada olmanın zamanı geldiğinden bahsettik. Tabi çalışma hayatı nedeniyle böyle bir vakit yaratmak mümkün olmadığından ikinci alternatif olan uçakla yolculuk gündemimize oturdu.

Kars’a Nasıl Gidilir?

Doğu Ekspresi sağlamış olduğu deneyimler, atmosfer ve hikayesi ile yaşanılması gereken bir deneyim. Ülkenin bir ucundan diğerine giden bu seferin aslında konuşulanlardan çok daha derin anlamları var. Ülkenin bir ucu ile diğeri “demir ağlarla” örmek vizyonunun önemli bir parçasıdır.

Bu güzel parçayı yaşatmakla birlikte bir de hayatlarımız ile seyahat etme aşkımızı uyumlandırmanın macerası var. İş hayatlarına devam eden, bir şekilde kökleri olan ve istediği an isteği şekilde seyahat edemeyen bizler için ilk uygun bulduğu fırsatlarda gidiyor olmanın heyecanı oldukça başka. Haftalarca bunun hayalini kurmak, açıp açıp haritaya bakmak, uygun uçak bileti “kovalıyor” olmak 🙂 Gelelim Kars için uçak biletlerine…

Kars’a nasıl gidilir sorusunun ikinci ve en hızlı cevabı tabi ki uçakla seyahat. Biz Kars biletlerimizi Haziran ayında almıştık bir doğum günü hediyesi olarak 🙂 Bu arada belirtmeliyiz ki bizim için en tatlı hediyelerden biridir uçak biletleri. Oldukça uygun fiyatlıydılar bu nedenle. Bununla birlikte iş hayatında yaşadığımız bazı yoğunluklar nedeniyle ertelemek durumunda kaldık ve Amerika’dan döndüğümüz gün sabahlayarak Kars uçağına biniş yaptık 🙂

Kars’a uçakla seyahat etmek oldukça hızlı demiştik. Bunun nedeni bu yolculuk toplam 1 saat 45 dakika kadar sürmekte. Kars Harakani Havalimanı 1988 yılında açılmış ve merkeze uzaklığı 6 km. Yani oldukça yakın. Hemen hemen her gün İstanbul, Ankara gibi şehirlerden seferler mevcut. Karlı dağların arasında bu şehre inerken izleyeceğiniz muhteşem manzarası ise cabası.

Kars’a seyahatin bir diğer yolu tabi ki otobüs ve araçla seyahat. Bununla birlikte bu oldukça uzun ve bir miktar daha yorucu bir seçim olabilir. Bununla birlikte buranın yerel firmalarının da oldukça sık kullanıldığını belirtmek isteriz.

Kars’a İlk Bakış

Uçakta iniş anonsonu duyduğumuzda bir gece önceki yorgunluğun hepsi dağıldı bir anda. Camdan dışarı baktığımızda bir kar ülkesine geldiğimizi anladık. Karlarla kaplı berrak dağlar alabildiğine gözümüzü almaktaydı. İndikten hemen sonra da yüzümüzü yalayıp geçen keskin soğuğu. -8 derecede berrak mı berrak bir havada indik Kars’a. Araba ile gezmeyi planladığımız için ilk durağımız bu ofis oldu tabii.

Kars Nasıl Gezilir?

Biz araba kiralayarak gezenlerdeniz. Planımızın en başında Kars dışında gidebileceğimiz yakın yerlere de gitmeyi düşündüğümüzden bu bizim için en uygun seyahat yolu oldu. Bizim tercih ettiğimiz firma oldukça makul ve cana yakındı. Bu nedenle çok memnun kaldık diyebiliriz.

Kars İle Buluşma

İndikten hemen 15 dakika sonra işte şehir merkezindeydik! Burası sizi şaşırtabilir. Kar ve buzdan donmuş sokaklar, yürüyecek yolu kalmamış kaldırımlar, soğuk, özensiz yapılar ile çok göz kamaştırmayan bir şehir merkezi var. Sokaklara serpiştirilmiş olan eski Rus mimarisi özel binaların yanında derme çatma birçok yapı da mevcut. Bununla birlikte gitmiş olduğumuz restoranda sahibi tatlı abimizin söylediği gibi: “havası soğuk ve insanları oldukça sıcak” şehrin.

Kars’ta Nerede Kalınır?

Birkaç otel seçeneği Kars merkezde daha fazlası Sarıkamış’ta mevcut. Biz kalmak için en merkezi olanlarından Kars Konak Otel’i seçtik. Oldukça memnun da kaldık. Bunun dışında daha fazla kalacak günleri olanlar için Sarıkamış’taki seçenekler de güzel birer tercih olabilir.

İlk Durak : Ani

Tarihi milattan çok öncesine dayanan bu şehrin en önemli noktalarından biri tartışmasız ki Ani Harabeleri yada bir diğer adıyla Ani Ören Yeri.

#ani
Ani Antik Kenti’nden sınıra bakmak

Kars – Ermenistan sınırına yakın bir alanda bulunan bu muhteşem bölgeyi daha önce Ermenistan’da gerçekleştirdiğimiz tren yolculuğunda çok uzaklardan izleyebilmiştik. Ermenistan seyahatimizle ilgili buraya bakabilirsiniz. Şimdi ise sınırın diğer tarafından o topraklara bakmaktaydık.. Dikkatle bakarsanız sınırın diğer tarafındaki askerlerin zaman zaman sizi gözlediğinizi görebilirsiniz. Yani elimizi uzatsak tutacakmış gibi yakın ve bir o kadar da uzak.

Ani’de bugüne dek 24 farklı uygarlığın hüküm sürdüğü söylenmekte. 24 farklı medeniyet, yaşam, inanış, kültür..

Surlarda yer alan figürler bu topraklarda hüküm sürmüş olan ailelerin simgeleridir

Ani’ye girdiğimiz ilk andan itibaren sonsuz bir derinlik karşılıyor bizi. Metreler arasında kilise, cami, ateş tapınakları ve daha nice değerli kalıntılar arasında ve karlar içerisinde gezerken bir ses bizi kendisine doğru yürütmeye başladı. Burada bulunan kilisenin içerisinden yükselen hiç tanımadığımız bir ses Ederlezi’yi söylüyordu. Öyle güzel bir atmosfer öyle büyüleyici bir hava içerisindeydik ki o an ne sınırlar, ne kavgalar, ne ayrımlar hiçbiri yoktu. Balkanların bahar havası vardı Kars’ın güzel soğuğunda.

İpekyolu üzerinde bulunan Ani Kenti ticaretin merkezi olmuş tarihler boyunca. Şu anda da Unesco Kültür Mirası Listesi’ne alınan Ani Antik Kenti içerisindeki eserlerle ülkemizin değerli kültür miraslarından biri olarak nefes almakta.

24 Farklı medeniyetin nefes aldığı Ani Antik Kenti

Surlardan içeri girdiğimiz Arslanlı Kapı tarih boyunca şehrin en önemli kapısı olarak kabul edilmiş. Yapıldığı dönemin ihtiyaçlarına uygun olarak şehrin sonsuza dek hayatta kalması için imar edilmiş bu surlar günümüzde kalan kısmı ile hala oldukça mağrurdur.

İçerisinde bulunan kilisenin atmosferi efsanedir. Rahibeler Manastırı ise en uç noktada bulunduğu için saklı bir hazine gibir.

Ebu’l Manuçehr Camii ise Anadolu’daki ilk Türk camisi olma özelliğini taşır ve tarihi 1072’dir. Türklerin Anadolu ile tanıştığı ilk yılların ruhunu üzerinde taşır ve mimarisi oldukça belirgin özelliklere sahiptir.

Buradaki Büyük Katedral yani Fethiye Camii Alparslan’ın Ani’yi fethinden sonra ilk namaz kıldığı yerdir.

Gelelim bizde hisettirdiği şeylere. Ani’de gözlerinizi kapadığınızda ve seslere kulak verdiğinizde milattan önceden bir kadın gelir ve Anadolu’nun bereketli topraklarını anlatır size. Biraz yürüdüğünüzde ateşin toprakla dansını izlersiniz.

Sanatın, bereketin ve nice güzelliklerin keşfedilmemiş seslerini duyabilirsiniz örneğin.

Az sonra bir rüzgarla Alparslan tam yanı başınızda durur. Bu topraklara ilk kez gelen bir yabancıdan bu topraklara doğan çocuk olmanın ne olduğunu hissedersiniz.

Sınırın hemen diğer tarafında hiç tanımadığınız komşularınızın sesini duyarsınız.

Ve gözlerinizi açtığınızda sonsuz bir huzur dolar tüm ruhunuza.

Ani bir kültür mirasıdır.

Ani hiç görmeden ait olduğumuz topraklar,

Ani görüp de hiç ayrılmak istemediğimiz ruhumuzdur aslında.

 

Kars izlenimlerimizin devamı ikinci yazımızda olacak 🙂 Şimdilik sevgiyle kalın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.