Amerika'da Gezdiğimiz Yerler,  Seyahatlerimiz

48 Saatte Los Angeles’ı Keşfetmek: Los Angeles Seyahat Rehberi

Utah, Salt Lake City, Ogden’dan selamlar!

İşlerimiz nedeniyle ayrı kaldığımız süreleri telafi etmek için bizim kullandığımız en etkili formüllerden biri yeni seyahatleri planlamak ve yola çıkmaktır. Bu nedenle birlikte geçireceğimiz iki hafta sonumuz için iki ayrı seyahat planladık. Bunlardan ilki çok sevdiğimiz Kaliforniya !

Amerika gezilecek yerlerin başında gelen eyaletlerden olan Kaliforniya bizim için de yıldız isimlerden biri.

Kaliforniya gezilecek yerler içindeyse kalbimizi çalan iki durağımız var: Los Angeles ve San Francisco! Belki bu bilgiye sahip olmayanlar için filmlerde, dizilerde gördüğünüz, NBA maçlarında söz edilen, birçok yıldızın hayatında önemli yeri olan bu ışıltılı iki şehir Kaliforniya eyaletine bağlı.

Kaliforniya Hakkında Birkaç Enteresan Bilgi:

Amerika’nın en önemli eyaletleri arasında yer alan ve gezilecek yerler konusunda da oldukça zengin Kaliforniya eyaleti aynı zamanda ülkenin en kalabalık nüfusuna sahip eyalet. 40 milyona yaklaşan nüfusu ile tüm eyaletleri geride bırakan Kaliforniya’yı Teksas ve New York takip ediyor.

Peki Kaliforniya’nın başkentini bilenler el kaldırsın!

Daha önce buralara yolu düşenler, gezmeye gönül verenler ve genel kültür alanında kendine güvenenler kaldırdığına göre bu bilgiye sahip olmayanlar için yazalım: sanılanın aksine başkenti Sacramento’dur. Küçük, sevimli, diğer şehirlere göre inanılmaz sessiz sakin olan bu şehir çok da cazibeli değildir. Bu nedenle keşfetmeyi düşünenler için buraya birkaç saat ayırmanız bizce yeterli olacaktır.

Dünya’nın duyduğu ve izlediği çoğu şey Kaliforniya’da üretilir.

Los Angeles gezilecek yerlerin başında gelen noktalardan biri: Hollywood Sign

 

Çünkü Silikon Vadisi San Francisco’dadır ve dünyanın en zeki, gelişim odaklı ve çalışkan insanları burada dünyanın geleceğine yön verirler. Hollywood buradadır: dünyanın yine en zeki, kurnaz, insanı tanıyan topluluğu yine buradadır ve hayatlara yön verirler.

Kaliforniya başlı başına bir ülke olsaydı; teknoloji, televizyon-sinema, reklamcılık gibi alanlarda en önde olurdu ve yine ekonomisiyle dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri haline gelirdi. Bu cümleyi hakkında yazılan tüm yazılarda görürsünüz.

Tersten gitmiş olsak da şehir tarihini merak edenler için birkaç cümle daha ekleyelim istedik: beyazların kıtanın bu noktasına ayak basış tarihi 1542. Bu tarihten sonra tüm koylarıyla birlikte keşfedilmeye başlanmış Kaliforniya. Özellikle sahip olduğu maden yatakları nedeniyle de bir daha rahat bırakılmamış zaten.

 

48 Saatte Los Angeles Rehberi: Arabasız Asla !

Kaliforniya’dan yeterince bahsettiysek gelelim eyaletin en gözde şehirlerinden olan Los Angeles’a nam-ı diğer LA!

Batı yakasının en eğlenceli şehirlerinden olan Los Angeles ile ilgili binlerce tanımlamaya rastlayabilirsiniz. Bizim de okuduklarımız ve dinlediklerimizle birlikte evet kimileri bu şehri çok sever kimileri ise koşarak uzaklaşmak ister. Biz çok sevenlerdeniz. Bununla birlikte önce en korkunç yanını anlatıp başlayalım istiyoruz: trafik!

İstanbul trafiğini yaşayanlar için bir nebze tanınır olsa da gezgin olarak gittiğiniz bir şehirde trafik ile ilgili bu kadar sorun yaşamak insanı delirtiyor. Özellikle bizim gibi zamanla yarışıyorsanız.

Bu şehirde trafik çok yoğun, park yerleri çok az ve hepsi ücretli, mesafeler uzun, çok insan çok turist ve çok araba var; toplu taşıma mantığı neredeyse hiç yok! Bu nedenle araçsız burayı keşfetmekle ilgili çok başarılı olabileceğinizi düşünmüyoruz, bizden söylemesi.

Biz Utah’tan yola çıkarak toplamda 11 saat araba kullandıktan sonra ulaştık Los Angeles’a. Ardından gittiğimiz tüm mesafelerde en az 45 dakika yolculuk yapmak zorunda kaldık.

48 Saatte Los Angeles Rehberi: Park Yeri Konusu

Aracınızla şehri keşfedebilmenin başlıca yolu makul bir park yeri bütçesini ayırıyor olmak. Tüm sokaklarda görebileceğiniz küçük park yeri makineleri ve tabelaları görüyor olacaksınız. Bunlar kimi zaman 2 saatlik kimi zaman biraz daha uzun park edebileceğiniz alanlar.

Yöntem şu: makineye bozuk paralarınızdan veya kredi kartınızdan yükleme yaparak maksimum bırakabileceğiniz saat miktarını ayarlıyorsunuz. Sonrasında önemli olan saatiniz dolduğunda gidip sürenizi uzatmanız yada aracın yerini değiştirmeniz, dolduğu halde orada bırakırsanız 70 Dolardan başlayan trafik cezalarını birkaç dakika içerisinde aracınızın camında bulmaya hazır olun.

Eğer gününüzü bir noktada geçirecekseniz uzun süreli otoparklar daha karlı olacaktır. Örneğin Venice Beach’ın en canlı noktasında yer alan otopark ücreti günlük 9 dolar ve gece yarısına kadar aracınızı burada bırakabiliyorsunuz.

Son olarak evet benzin fiyatları diğer eyaletlerden daha pahalı, sonuçta burası LA!

 

48 Saatte Los Angeles Rehberi: Be Tourist!

Los Angeles’ın en önemli özelliği Hollywood dünyasının kapılarının sonuna kadar burada açık olması. Bu nedenle her şey oldukça turistik, “Show must go on” kıvamında. Bu yüzden burayı keşfederken yapılacaklar listesinin başına en turistik aktiviteleri yazıp, çabucak halletmek gerekir ki şehrin tadını çıkarabilin. Eğer bizim gibi vakit sınırlamanız varsa ilk durağınız: Hollywoodland olmalı!

Kıskançlığa Hazır Olun: Hollywoodland

Bu bölge çocukluğumuzdan beri en heyecanlı filmlerde karşımıza çıkan o meşhur yazının bulunduğu bölgeye verilen isim. Bu yazıyı görmek çok şart mı? Tabiki değil bununla birlikte buralara kadar gelip Hollywood’un havasını şöyle bir solumak istiyorsanız buradan başlamakta fayda var.

Bizim şehre girişimizin sabahın oldukça erken saatleriydi ve bu yazının en iyi görüldüğü yer olan Lake Hollywood Park çevresi oldukça sakindi. Bu seyir bölgesinden yazının istediğiniz boyutunda fotoğrafını çekebilirsiniz. Mümkünse erken saatlerde burada olmanız kalabalıktan sizi korur ve rahatça bölgeyi gezmenize yardımcı olur. Giriş ücretsiz, aracınızı kısa süreliğine park edebilirsiniz.

Ardından yakınlarda bulunan Griffith Gözlemevi’ne geçebilirsiniz yada bizim çok sevdiğimiz bir film olan ve burada dolaşmamızın nedeni Mulholland Drive yazısının peşinde çevreyi keşfedebilir ve “dünyada bu evlerde varmış” diyerek kıskançlık krizlerine girebilirsiniz.

Başta arabasız asla diyerek sizlerin de aracınızla şehri keşfettiğinizi varsayarak bu bölgenin biraz tadını çıkarmanızı öneririz. Güzel bir şarkı, milyon dolarlık evler ve şaşalı bir şehir Los Angeles!

Çocukluğumuzdan beri hayatımızın bir parçası olan Hollywood’un bu meşhur yazısının en iyi görüldüğü nokta: Lake Hollywood Park diyebiliriz. Sabah erken saatlerde burada olursanız, turist akınına yakalanmadan anın tadını çıkarabilirsiniz.

Bir Başka Haset Çekim Noktası: Beverly Hills

Hollywood yazısını izlemenin ve çevresini keşfetmenin hemen ardından Beverly Hills bölgesine gelebilirsiniz. Burada da ara sokaklara girdiğinizde aracınızı bir süreliğine bırakabileceğiniz kocaman sokaklar bulmanız mümkün olacaktır.

2019, Beverly Hills

Sabahın ilk saatleri biraz daha az yoğun olan bu bölgede klasik bir Beverly Hills fotoğrafı çektikten sonra aracınızla yada yürüyerek bu bölgenin sokaklarında kaybolmanızı öneririz ta ki Sunset Bulvarı’na ulaşana kadar!

Ne filmdir ama!

“Diyaloğa ihtiyacımız yoktu. Yüzlerimiz vardı!”

2019, Sunset Bulvarı

Hollywood’un en büyük başarısı kendisini dünyaya kabul ettiren filmleri doğurması ve doğurduğu filmlerin onu yeniden ve yeniden doğuruyor olması. Kabul edelim ki yeniden kendinden üreyen bir yıldız Hollywood.

 

Şehrin Bambaşka Bir Yüzü: Downtown

Beverly Hills’ten şehrin içine doğru hareket ettiğinizde bambaşka bir dünyaya giriş yapıyor olacaksınız. Bunca güzellik içinde Amerika’nın ve Los Angeles’ın en büyük problemlerinden olan evsizlerin dünyasının kapıları size aralanıyor olacak. Dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip, yıldızların doğduğu ve yaşadığı bu şehirde evsizlerin oranı inanılmaz seviyelerde. Bu meseleye biraz kafanızı takıp araştırdığınızda son 2 yılda sokaklarda yaşamaya başlayan insanların sayısının % 23 artmış olduğunuzu göreceksiniz. Bizim de fikrimiz bu iki yıl içerisinde şehirde gerçekten değişiklik olduğu yönünde. Bu nedenle burayı yürüyerek keşfetmenize, ara sokaklara karışmanıza çok da gerek yok, hatta bazı noktalarda tehlikeli olabilir.

ChinaTown ve Little Tokyo

Downtown’dan biraz ilerlediğinizde bu iki bölgeyle karşılaşıyor olacaksınız. Burası diğer bölgelere göre nispeten daha düzenli. Özellikle ChinaTown bazı noktalarda keyifli bile. Burada bir öğle yemeği düşünülebilir. Park yeri konusu ise yine sokakların kenarlarında bulunan makinelerle halledebileceğiniz şekilde.

Los Angeles gezilecek yerler arasında yer alan ChinaTown ve Little Tokyo arasında bir seçim yapmamız gerekirse biz ChinaTown’u seçerdik. Downtown’da yer alan bu bölgeyi birkaç saat içerisinde rahatlıkla keşfedebilirsiniz.

İşte En Klasik LA Noktası: Walk of Fame

Bu bölümün başına turist olmakla ilgili başlık atmamızın ana sebeplerinden biri şehrin bu noktası. Ünlü yıldızların isimlerinin cadde boyunca yer aldığı bu noktayı dünya gözüyle bir görmek istiyorsanız cadde boyunca en sevdiğiniz isimleri yıldızlarda keşfedebilirsiniz. Bu nokta aynı zamanda bir alışveriş bölgesi, hediyelik eşyalarınızı, Hollywood’un ünlü markalarının ürünlerini burada bulabilirsiniz. Şanslı gününüzdeyseniz burada film festivallerine, defilelere, etkinliklere de rastlamanız mümkün. Yani siz tüm turistliğiniz ile gezerken karşınızda bir anda smokinli ve inanılmaz havalı giyimli insanları bulabilirsiniz.

Walk of Fame’de bizi heyecanlandıran birkaç isimden biri. Gittiğimiz her ülkede plak dükkanlarında onun plaklarını arar, bulduğumuzda en büyük hediyeyi kazanmışçasına mutlu oluruz.

Sanatseverleri buraya alalım: The Los Angeles County Museum of Art (LACMA)

1961 yılında kurulan müze 135.000’den fazla eseri bünyesinde barındırmaktadır. Batı yakasının en büyük sanat müzesi kabul edilen LACMA Çarşamba günleri hariç 11:00-17:00 arası ve hafta sonu 10:00-19:00 arası ziyarete açık. Eğer zamanınızın bir kısmını burada geçirmek isteyenlerdenseniz müzenin tüm detaylarına ve burada gerçekleşen etkinliklere https://www.lacma.org/ dan ulaşabilirsiniz. Özellikle gideceğiniz tarihteki etkinliklere bakmanızı öneririz.

48 Saatte Los Angeles Rehberi: Şehre Doyduysanız Sizi Buraya Alalım

VENİCE BEACH

Kimi yazılarda Venice Beach ve Santa Monica gezilebilecek ekstra yerler olarak yer alırken bizce Los Angeles’ı bu kadar güzel yapan yerlerin en başında geliyorlar. Bu yüzden buraya uzunca bir kısım ayırmak istedik.

Venice bölgesi 1839 yılında Meksika tarafından bir şekilde verilen topraklardan biri. Başlangıçta bu bölgeye Amerika’nın Venedik’i yakıştırması yapılmış. Bugün gittiğinizde Venice bölgesinin en ünlü caddelerinden olan Abbod Kinney’I mutlaka görürsünüz. İşte o Kinney bölgenin ilk yatırımcılarından biri; arkadaşı Francis Ryan ile 1891 yılında Santa Monica’da dahil olmak üzere toplamda 3.24 km’lik bir Ocean Park noktası kurmuşlar. Sonrasında bölgenin bir İtalyan şehri gibi olabilmesini planlamışlar. Daha sonra da bölgenin gelişimi hızla devam etmiş.

Peki bugün nasıl bir yer bu Venice ?

Love is Love!

Bizce Los Angeles ruhunu yansıtan, inanılmaz rahat, samimi ve eğlenceli bir nokta. Özellikle yaz aylarında keyfini sonuna kadar çıkarabileceğiniz bir okyanus kenarı. Restoranlar, barlar, gece kulüpleri, sanatçılar, sporcular, gençler, evsizler .. kısacası herkesin birlikte yaşamayı öğrendiği bir nokta. Yanlış okumadınız burada da evsiz nüfusu oldukça fazla. Özellikle okyanus kenarındaki bazı noktalara kendi yaşam alanlarını kurmuş durumdalar. Bizim burada geçirdiğimiz süre boyunca herhangi olumsuz bir olayla karşılaşmadık.

Park yerleri ile ilgili sıkıntı burada da bulunsa da sahilin hemen önündeki otopark günlük 9 dolardı ve gece yarısına kadar arabanızı burada bırakabiliyordunuz. Yani tüm bir günü burada geçirmek isteyenler için oldukça makul.

Peki Venice Beach’te neler yapabilirsiniz:

Burada okyanusu seyrederken renkli can kurtaran kulübeleri ile bolca fotoğraf çektirebilir,

Kilometrelerce uzunluktaki sahilin tadını çıkarabilir,

2019, Venice Beach

Elektrikli scooter yada bisiklet kiralayarak (tüm sahil boyunca bunları kiralayabileceğiniz noktaları bulmanız mümkün) keşfinizi hızlandırabilir,

Sokak müzisyenleri eşliğinde sokaklarda dans edebilir,

Yeni tanıştığınız insanlarla basketbol turnuvası yapabilir, tenis oynabilir, kaykay gösterileri izleyebilirsiniz,

Bir rooftop bar’da güneşi batırabilir,

Venice Beach’den Santa Monica’ya günün en güzel batışında yürüyebilirsiniz,

Muhteşem evlerin önünden geçerken hayallerinize yeni eklemelerde bulunabilir ve oldukça farklı fikirler edinebilirsiniz.

 

Abbot Kinney Bulvarı

Tam bir pazarlama harikası!

Burası bizim de keyifle akşamımızı geçirdiğimiz noktalardan bir tanesi.

Mağazalar, restoranlar, gece kulüpleri, barlar, kuaförler ve galerilerin yer aldığı bu bulvarda özellikle akşam saatlerinde oldukça eğlenebilirsiniz. Sokak yemekleri sevenler için yine bulvar boyunca bulunan ve simgesel hale gelmiş renkli arabalar içerisinde dünya lezzetlerinin tümü ile karşılaşabilirsiniz.

Buradaki tavsiyelerimizden oluşan mini bir yazı için şurayı tıklayabilirsiniz: Los Angeles mini yeme, içme ve gece hayatı rehberi!

ROUTE 66’NIN SON DURAĞI: SANTA MONICA

11 Kasım 1926’da açılan meşhur “Amerika’nın Ana Caddesi” olarak tarif edilen bu yol: Missouri, Kansas, Oklahoma, Teksas, New Mexico, Arizona ve Kaliforniya eyaletlerinden geçerek sizi okyanusun nefis gün batımı ile buluşturur. Toplamda 4000 km’ye yakın olan bu yol günümüzde turistlerin ve gezginlerin en önemli rotalarından birini oluşturur.

İşte bu egzotik Route 66’nın son durağı Santa Monica Pier’dir!

Efsanevi Route 66’nın son durağı Santa Monica!

Tam bir zaman makinesi olan bu nokta sizi eğlencenin sadeleşmiş haline götürür.

Okyanusun kokusu içinizde oyun parkında zaman geçirebilir, keyifli bir yemek yiyebilir, jeton ve biletlerle oyun makinalarında çok eğlenebilirsiniz. Biz buraya Venice Beach’ten yürümeyi tercih ettik ve hayatımızda geçirdiğimiz en güzel gün batımlarından birini yaşadık ki daha önce de buraya geldiğimizde aynı hisleri yaşamıştık.

 

Bu nedenle Los Angeles bizim için renkli, çok sesli ve her şeyin çok olduğu şehir merkezinden daha çok Venice ve Santa Monica demektir.

Los Angeles’taki son durağınızın Santa Monica olmasını öneririz.

Bu keyfi yaşamak isteyenler için tavsiyemiz şehir merkezini şöyle bir keşfetmek bizim için yeterli diyorsanız ve seyahatinizin tarihi önceden belliyse bu iki noktaya yakın yerlerde kalmanız.

Güvenlikle ilgili tereddütler için söyleyelim biz merkeze daha yakın bir noktada kalmamıza rağmen bulunduğumuz mahalle pek de güvenli olmayan bir yerdi. Bununla birlikte araçla giriş çıkış yaptığımız için ve otelimizin içerisinde otopark olduğu için problem yaşamadık.

Özellikle otelinizde yada kiraladığınız evde otopark imkanlarına, zaman geçirmek istediğiniz bölge ile arasındaki mesafeye ve şehir vergisi ile temizlik vergisi oranlarına dikkat etmekte fayda var.

Kaliforniya bu kıtanın sahip olduğu en güzel eyaletlerden biri olma özelliğini uzunca bir süre elinde bulunduracak gibi görünüyor.

O halde sizinle yeniden “Kaliforniya düşlerinde buluşmak üzere”

Yolunuz açık olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.